Tegel'in yerine BER'e uçan okur, treni Hauptbahnhof'a alıp aynı soruyu soruyor: günün ilk toplantısından önce rezerve etmeye değer kahvaltı ne? Berlin'in kahvaltı kaydı Avrupa'nın en derinlerinden ve cevap semte göre değişiyor.
Berlin, Avrupa'nın geri kalanının hâlâ kopyaladığı bir şey icat etti: uzun hafta sonu brunch'ı. Bu biçim, döner meselesinden bu yana şehrin yemek dağarcığına en derin katkısı; Almanca konuşulan dünyaya ve ötesine de yayıldı. Sabah ICE'ıyla Hauptbahnhof'a inen iş yolcusu için (yılda sekiz Pazartesi, okur tam da bunu yapıyor) soru şu: sabahı hangi biçim hak ediyor? Cevap, günün geri kalanının nereye gittiğine bağlı.
Günün ilk toplantısı Kanzleramt'taysa ya da Spree'nin güney yakasındaki hükümet semtindeyse, Hauptbahnhof'tan batıya, Kurfürstenstraße'deki Café Einstein Stammhaus'a gidin: taksiyle on beş dakika, S-Bahn ve yürüyüşle yirmi. 1907 villası, gümüş tepside Wiener Melange, mermer masalar, arka kış bahçesi; okurun miras aldığı Berlin-Viyana çizgisi. Apfelstrudel ve Wiener Melange ısmarlayın. Biçim üçüncü dalgadan da, brunch'tan da eski; eski Berlin kuşaklarının kurduğu ve şehrin müzeleştirmeden koruduğu sabah.
Günün ilk toplantısı Mitte'nin kendindeyse (Auswärtiges Amt, Unter den Linden bakanlıkları, Pariser Platz büyükelçilikleri) yedi dakika güneye, Münzstraße'deki Father Carpenter'a yürüyün. Gizli avlulu üçüncü dalga brunch salonu, şehrin 2010'larda kurduğu biçim; Antipodean-Berlin krepi-yumurtası-kahvesi karması artık her Alman şehrine yayıldı ama Berlin hâlâ en iyi yapan. Barda Bonanza Coffee; işaretleyici sipariş yumurta-feta. Salon, Mitte iş sınıfının gerçekten ayırttığı iş günü sabahı.
Gün daha geç başlıyorsa (on bir, on iki) ve sadece kahveden fazlasına zaman varsa, kuzeydoğuya on beş dakika yürüyün ve Johannisstraße'deki House of Small Wonder'a girin. Brooklyn orijinaliyle tanınan spiral merdivenli Japon-modern brunch, Berlin Mitte'ye taşınmış ve bir şekilde ana mekândan daha iyi yapılmış. Okonomiyaki krepi ve matcha. Bu, gün toplantı değil de gezi olduğunda okurun rezerve ettiği geç sabah biçimi.
Toplantı Charlottenburg'daysa (Batı-Berlin iş semti, Kurfürstendamm ofis hattı, Hohenzollerndamm boyunca büyükelçilikler) Hauptbahnhof'tan S5 ile Savignyplatz'a inin, Zwiebelfisch'e girin. 1965 edebi-bar kantini, Frikadelle-ve-kahve sabahı, 1968 kuşağının Spiegel okuduğu ve gazete ekibinin hâlâ ofise giderken uğradığı uzun bar. Mutfak inceden çok yetkin; asıl mesele sabah salonu. Kantstraße boyunca Paris Bar'a yürüyüşle eşleştirin; ilk toplantıdan önce duvardaki sanata bakın.
Sabah öğleden sonraya uzanacaksa (Cumartesi uçuşu ayırtıp geç check-in yapan okur) Hauptbahnhof'tan U2'ye binip Senefelderplatz Prenzlauer Berg durağına inin, oradan Kollwitzplatz Cumartesi pazarına yürüyün. Pazar Perşembe ve Cumartesi 09:00'dan itibaren açılıyor; çevredeki kafeler (Oderberger Straße'deki Bonanza Coffee en iyisi) sabahı uzun bir Prenzlauer Berg öğle yemeğine bağlıyor. Sakinlerin kurduğu Berlin Cumartesi'si; Berlin'i bir sakin gibi yaşamak isteyen okurun doğru okuduğu biçim bu.
Kahvaltı devresinin gösterdiği (ve bölümün geri kalanının gösteremediği) şey, Berlin'in her öğünde işlettiği o katmanlı semt özgüllüğü. Aynı iş yolcusunun sabahı, günün geri kalanının nereye gittiğine göre en az beş farklı doğru cevaba sahip; şehir her birine Hauptbahnhof'tan yirmi dakikada ulaşılabilecek kadar iyi kurulmuş. Berlin'i tek bir yemek şehri sayan İstanbullu kozmopolit bunu kaçırır. Şehri her biri kendi kahvaltı çizgisine sahip semtlerin federasyonu olarak okuyan okur, gezinin sabahlarını akşamları kadar iyi kullanır; günün ilk toplantısına da doğru argümanla varır.